İnşaat denetimi, yapıların güvenli ve sağlam bir şekilde inşa edilmesi için kritik bir süreçtir. Bu süreçte, yapı denetim firmaları projeden başlayarak temele, beton dökümünden taşıyıcı sistemin kurulmasına kadar inşaatın her aşamasını kontrol etme sorumluluğuna sahiptir. Bu aşamalarda denetimi gerçekleştirirken dikkat edilmesi gereken temel başlıklar arasında demirin çapı, beton sınıfı, zemin etüdü ile uygulamanın projeye uygunluğu yer alır. Ancak, sahada bu denetimlerin gerçekten ne ölçüde yürütüldüğü büyük bir muamma olarak karşımıza çıkmaktadır.
İşini taahhüt edilen standartlara uygun bir şekilde icra eden profesyonelleri bir kenara bırakarak söylemek gerekirse, çoğu zaman bu süreç, yalnızca evrak üzerinde yürütülmektedir. Peki, denetimin özündeki gerçek nedir? Aslında, bu sürecin içerisinde aktif olmak ve gerektiğinde ‘dur’ diyebilmekten geçmektedir. Özellikle belirtiyorum ki, müteahhirlerin seçtiği ve bu sistem içerisinde ona bağımlı hale gelen bir denetim yapısından gerçek bir sonuç almak mümkün değildir. Unutulmamalıdır ki, böylesi bir durum, denetimlerin yeterince yapılmaması anlamına gelmekten çok, olası bir yıkımda sorumluluk almayı kolaylaştırmaktadır.
Her deprem sonrası olduğu gibi, suçlu aramak alışkanlığı pekişmektedir. Ancak bu durumda esas sorun gözden kaçmaktadır; çünkü bu binalar yalnızca müteahhitlerin değil, aynı zamanda denetleyenlerin, onaylayanların ve görmezden gelenlerin ortak ürünüdür. Dolayısıyla, inşaat denetimi, sadece imza atmak değil, aynı zamanda sorumluluk almayı da içerir. Bu noktada, inşaat sektöründe herkesin rolü büyük önem taşımaktadır.”
Türkiye’de yaşanan depremler sonucunda binaların yıkılmasının ardından tekrar tekrar ortaya çıkan gerçek, denetim sürecinin yeterliliği ve bu süreçteki sorumlulukların paylaşımıdır. İnşaatlarda yapılan denetimlerin çoğunlukla formalite icabı gerçekleştirildiği ve müteahhitler ile denetçilerin birbirine bağımlı hale geldiği görülmektedir. Bu durum, denetim sürecini zayıflatmakta ve sonuç olarak daha sonra büyük yıkımlara sebep olmaktadır.
Sonuç olarak, inşaat denetimi, yalnızca bir prosedür değil, inşaat sürecinin her aşamasında aktif bir katılım ve sorumluluk gerektirir. Denetim firmaları, yalnızca belgeleri kontrol etmekle kalmayıp, sahada da gerçek zamanlı olarak mühendislik etiğine uygun bir inceleme yapmalıdır. Bu denetimler, binaların güvenli bir şekilde inşa edilmesi için kritik öneme sahiptir ve her bir mühendis veya denetleyici, imza attığı her belgede sorumluluğunu bilerek hareket etmelidir.
Biyolojik, çevresel ya da altyapısal durumlarla mücadelenin en temel yolu olan sağlam binaların inşası için, denetim sürecinin etkinliği şarttır. Gelecek nesillerin güvenliği, bu süreçlerin ne ölçüde başarılı yürütüldüğüne bağlıdır. Dolayısıyla, inşaat denetimi gibi hayati bir unsurun ihmal edilmemesi ve gerekli önlemlerin bir an önce alınması gerekmektedir.
1
Kira Artışlarına Asgari Ücret Sınırı Geliyor!
3380 kez okundu
2
Meteoroloji’den Yağışlı Tahminler! 👀🌧️
3160 kez okundu
3
İmamoğlu’ndan Özdağ için dikkat çeken açıklama!
3069 kez okundu
4
Uysal, CHP Genel Başkanlığı Adaylığından Çekildi!
3066 kez okundu
5
İzmir’de Şok Çöplük: Tarihi Geçmiş Yiyecekler!
2827 kez okundu