CHP’de Kraliyet Tartışması: Demokratik İhtiyaç!
2496 okunma

CHP’de Kraliyet Tartışması: Demokratik İhtiyaç!

ABONE OL
Ocak 6, 2026 09:21
CHP’de Kraliyet Tartışması: Demokratik İhtiyaç!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir düşünün: Bir aday, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) için 30 yıldır kazanılamayan bir ilçeyi kazanıyor. Ancak, Malatya İl Kongresi’nde Veli Ağbaba’ya karşı “Kral çıplak” ifadesini kullandığı için partinin iç dinamikleri harekete geçiyor. Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, bu süreçte önemli bir ses yükseltiyor ve partinin gidişatı üzerine düşündüklerini ifade ediyor. Göçer, partinin kimsenin şirketi olmadığını ve kimsenin CHP’yi kendi çıkarları doğrultusunda yönetme yetkisine sahip olmadığını dile getiriyor. Aynı zamanda, delege seçimlerinin demokratik bir şekilde yapılması gerektiğinin altını çiziyor.

Göçer’in ortaya koyduğu sorun açık: Partinin büyütülmesi değil, parti içindeki iktidarın elde tutulması ön planda. Bu durum CHP’nin küçüldüğünü ve “Küçük olsun, benim olsun” anlayışıyla hareket edildiğini ortaya koyuyor. Vekil sayısını artırmak yerine, koltukların hesabının yapıldığına dikkat çekiyor. Ayrıca, Aziz İhsan Aktaş’ın gibi isimlerin partinin başına bela edilmesinin hesabının sorulup sorulmayacağını sorguluyor. Göçer, Veli Ağbaba’ya tanınan yetkilerin bile işlevselliği sorgularken, iş dünyasındaki mantığı da ekliyor. Hangi şirket, zarar eden çalışanını korur veya şikayet edilen bir elemanı görevde tutar?

Malatya’nın her ilçesinde sorunların mevcut olduğunu belirten Göçer, böyle bir ortamda başarısız bir il başkanının seçmenlere dayatıldığını ifade ediyor. İtiraz edenlerin ise dikkate alınmadığını, başarılı bir belediye başkanının partiden ihraç edilme tehdidiyle karşı karşıya kaldığını dile getiriyor. Göçer, “Peki ama Abdulvahap Göçer ne yaptı? Yolsuzluk mu yaptı? İhale mi verdi? Hayır. O sadece temel haklarını kullandı: Düşünce ve ifade özgürlüğünü.” diyor. Veli Ağbaba’nın gözünün içine bakarak “Kral çıplak” dediği için bedelinin ihraç olduğunu vurguluyor.

Bu haksızlık karşısında sesini çıkaramayanları eleştirirken, susanların dilsiz şeytan olduklarını belirtiyor. Ardından, partinin iç dinamiklerinin ve uygulamalarının, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) tarafından kurulan tek adam düzeninden farksız olduğunu ifade ediyor. AKP, muhalefeti yargı yoluyla sustururken, CHP’nin içindeki muhalif sesleri de partiden ihraç ederek susturduğunu özellikle vurguluyor. Göçer, şertlerin ve uygulamaların aynı olduğunu belirtiyor ve bu durumun CHP’nin demokrasi anlayışıyla çeliştiğini belirtiyor.

Son olarak, Abdulvahap Göçer’in yalnız olmadığını ve Malatya’da pek çok kişinin bu düşünceleri paylaştığını ifade ediyor. Bu durumun Malatya’da bir karşılığı olacağına da dikkat çekiyor. Kendisi gibi düşünenlerin sesini duyuracakları ve bu haksız uygulamalara karşı duracakları mesajını vererek, CHP’nin geleceği adına önemli bir duruş sergiliyor. Parti içindeki sorunların çözümü ve demokratik bir yapı için herkesin adım atması gerektiğini vurgulamakta ısrar ediyor.

En az 10 karakter gerekli