“`html
Bir ilde bir afet yaşandığında, bu durum herkes için büyük bir yıkıma neden olmaktadır. Yaşanan depremler, seller, yangınlar ya da başka tür felaketler, insanların hayatlarını köklü bir şekilde etkiler. İnsanlar evlerini kaybeder, sevdiklerini yitirir ve en önemlisi, insani değerleri sorgulamak zorunda kalırlar. Böyle bir durumda yapılması gerekenler son derece açıktır; el birliği ile yaraları sarmak ve çözüm üretmektir. Kısacası, felaketin yarattığı durumu ortadan kaldırmak için topluca çalışmak gerekmektedir.
Fakat, üzücü olan, afetin hemen ardından siyasi hesapların devreye girmesidir. Afetin daha dumanı tüterken, acıların üstüne siyaset inşa edilmesi, insanlarda derin bir hayal kırıklığı yaratmaktadır. Televizyon ekranlarında izlediğimiz siyasi şovlar, içini boşaltan bir realite haline gelmektedir. Bu kadar insani bir meselede siyasetin ön planda olduğu görüntüler, gözlerimizi açmamızı zorlaştırmaktadır.
Afet anlarında en önemli olan şey, siyasi hesaplar değil, insan hayatının kurtarılmasıdır. İnsanlar, afet sırasında kimin hangi partiden olduğuna bakmaksızın yardım beklemektedir. Enkaz altındaki bir vatandaş, hangi siyasi görüşten olduğunu düşünmezken, selin etkisiyle yerle bir olmuş bir ev de siyasi bir görüş sormaz. Acı, gerçekten de herkese eşittir.
Ancak ne yazık ki, bazıları için bu tür durumlar bir kriz değil, fırsat olarak görülmektedir. Afetin ardından, sosyal medya üzerinde algı yönetimi yapmak, görüntüleri servis ederek siyasi şovlar düzenlemek, bu durumu daha da kötüleştirmektedir. Bu süreçte kendini ön planda tutmaya çalışan bazı politik figürler, yaşanan acıları kendi siyasi çıkarları doğrultusunda kullanma çabasına girmektedir.
Böyle zamanlarda insanın aklına şu soru geliyor: Siyaset mi yapılmalı, yoksa öncelikle enkazlar mı kaldırılmalı? Öncelikle yaraların sarılması, insanların güvenliğinin sağlanması ve afet durumu ortadan kalkana kadar çözüm üretilmesi gerekmektedir. Bunun ardından, yaşananları değerlendirmek, hesaplaşmak ve konuşmak için zaman olabilir. Bu sürecin geçişinde herkesin öncelikle bir insan olarak hareket etmesi, vazgeçilmez bir gerekliliktir.
Sonuç olarak, afet anlarında siyaset yapmanın bir yerinin olmadığını unutmamak gerekiyor. Bu tür felaketler hakkında konuşmanın ve tartışmanın en doğru zamanının, sonuçların ortaya çıkmasından sonra olduğu kanaatindeyim. Bunun için insanlar olarak, birbirimize destek olmalı ve acılarımızı birlikte sarmalıyız. Unutmayalım ki acı, hangi görüşten olursa olsun herkese eşittir ve bu tür felaketlerde insanlık vazifemiz, acıyı paylaşmak ve yaraları sarmaktır.
“`
1
Kira Artışlarına Asgari Ücret Sınırı Geliyor!
3389 kez okundu
2
Meteoroloji’den Yağışlı Tahminler! 👀🌧️
3184 kez okundu
3
İmamoğlu’ndan Özdağ için dikkat çeken açıklama!
3081 kez okundu
4
Uysal, CHP Genel Başkanlığı Adaylığından Çekildi!
3077 kez okundu
5
İzmir’de Şok Çöplük: Tarihi Geçmiş Yiyecekler!
2838 kez okundu