Meclisteki Şiddet, Demokrasiyi Tehdit Ediyor!
655 okunma

Meclisteki Şiddet, Demokrasiyi Tehdit Ediyor!

ABONE OL
Şubat 12, 2026 10:51
Meclisteki Şiddet, Demokrasiyi Tehdit Ediyor!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bazen siyasetin dozu yükselir, tansiyon artar, sözler sertleşir. Bu tür durumlar demokrasinin doğasında mevcut olup, belirli bir sınırda kalması gereklidir. Ancak son günlerde yaşanan olayların sadece tartışmalardan ibaret olmadığını, aynı zamanda şiddetin ve kaba gücün gövde gösterisi haline geldiğini görmekteyiz. Meclisler, öfkenin ve tahammülsüzlüğün sahneleri olmamalıdır!

Bir vatandaş olarak böyle olayları izlemekten utanıyorum. Meclis kürsüleri, yumruklar ve tekmeler atılacak yerler değildir. Milletin oylarıyla seçilmiş temsilcilerin şiddet olaylarıyla gündeme gelmesi, demokrasimize doğrudan zarar vermektedir. Bu durumun daha da vahim bir boyutu var ki o da şiddet dilinin, sokakta azaltılmaya çalışırken, bizzat meclis çatısı altında yeniden üretilmesidir. Toplum, bu tür bir görüntüyü normalleştirirse, asıl tehlike o zaman başlayacaktır.

Çünkü eğer yukarıda, yani mecliste şiddet meşrulaşırsa, bu durum aşağıda –yani toplumda– sıradanlaşacaktır. Meclisteki her kontrolsüz öfke, sokakta bir adım daha cesaret vermekte ve bu da şiddeti artıran bir döngü yaratmaktadır. Bu açıdan meclisler, yalnızca bireylerin değil, milyonlarca vatandaşın iradesini temsil eden yerlerdir. Bu gibi davranışların toplum üzerindeki etkileri oldukça ciddidir ve bu yüzden meclislerin örnek alınan, sağduyunun egemen olduğu yerler olması gerekmektedir.

Meclisler, demokrasinin kalbidir. Burada herhangi bir hak arayışı, adalet vb. gibi konular makul bir düzeyde tartışılmalı ve çözüm yolları aranmalıdır. Ancak şu anda karşılaştığımız tablo, bu amaca hizmet etmekten uzaktır. Öncelikle, toplumun düşünce yapısını olumlu yönde etkilemek ve sağlıklı bir tartışma ortamı oluşturmak gerekmektedir. Mecliste, sağduyu ve saygı ön planda tutulmalıdır; aksi takdirde halkın gözündeki değerimizi yitiririz.

Sonuç olarak, mevcut durum yalnızca siyasetin değil, aynı zamanda toplumun da sağlığını tehdit eder. Şiddeti meşrulaştıran bir ortamda yaşamak, toplumun tüm kesimlerinin risk altında olması demektir. Bu nedenle, temsilcilerin davranışları ve tutumları, toplumun genel ruh halini etkileyebilir. Şiddet ve kargaşa, asla kabul edilemez ve daha öncelikli bir sorunun temeline inmeyi gerektirir. Toplum, mecliste yaşananları ibret almalı ve sağlıklı bir demokrasi anlayışını pekiştirmek için çaba harcamalıdır.

Unutulmamalıdır ki, siyasetin her türlü tartışmasının yapıcı bir dille gerçekleştirilmesi, millet adına en iyi hizmeti vermek adına gereklidir. Meclis, sadece bir yönetim alanı değil, aynı zamanda toplumsal bir vicdanın sesidir ve bu sesi kaybetmek, hepimiz için ağır sonuçlar doğuracaktır.

En az 10 karakter gerekli