Bahçeli: Türkiye’nin Güçlü Geleceği İçin Birlik
1868 okunma

Bahçeli: Türkiye’nin Güçlü Geleceği İçin Birlik

ABONE OL
Nisan 7, 2026 11:00
Bahçeli: Türkiye’nin Güçlü Geleceği İçin Birlik
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bahçeli’nin Açıklamalarından Önemli Noktalar

Saygıdeğer milletvekilleri, değerli dava arkadaşlarım, hanımefendiler ve beyefendiler, sizlere en kalbi duygularımla selamlarımı sunuyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantımız nedeniyle bir kez daha sizlerle aynı çatı altında bulunmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek isterim. Her birinize kardeşlik duygularımla selam gönderiyorum.

Bu toplantıda, Türk milletinin hafızasında silinmez izler bırakan merhum başbuğumuz Alparslan Türkeş’i ebediyete irtihalinin 29. yıl dönümünde rahmetle anıyoruz. Türkeş, Türk milliyetçiliğini sosyolojik bir gerçeklik haline getirip, onu bir medeniyet iddiası ve ahlak nizamı olarak milletimizin vicdanına nakşetmiş bir siyasi liderdir. O, zor zamanlarda dimdik ayakta kalmış ve Türk milletinin birliğini her şeyin üstünde tutmuştur. Merhum Türkeş’in hayalini kurduğu Türk Birliği ve Turan ülküsü, gelecekte mutlaka hayat bulacaktır. Çünkü Türk milleti geçmişinden aldığı güçle geleceğini inşa edecek iradeye sahiptir.

Bugün, dünyanın yeni bir dönüm noktasında bulunduğuna işaret etmek isterim. Değerler sisteminin çöktüğü ve büyük anlatıların iflas ettiği bir zaman dilimindeyiz. Tarihin farklı kırılma anlarında, güvenliğimiz için milli birlik ve beraberlik içerisinde hareket etme zorunluluğu bulunmaktadır. Şu an tanık olduğumuz küresel istikrarsızlık ve yaşanan çatışmalar, eski düzenin sona erdiğinin, yenisinin ise henüz doğmadığının en açık göstergesidir.

Cumhur İttifakı ile oluşturulan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurmuş olduğu işbirliklerinin bölgenin istikrarı için önemli bir hedefe dönüştüğüne inanıyorum. Ancak, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurumsallaşmış olan küresel örgütlerin işlevselliği giderek azalmakta ve bu durumda uluslararası barış arayışı pek çok açıdan çelişkili hale gelmektedir. Dünyada sağlanan hegemonya, insanların haklı olduğuna değil, güçlünün haklı olduğuna dair algıyı yaymaktadır. Bu da huzursuzluğu artırmış ve şiddeti normalleştirmiştir.

Son zamanlarda, özellikle Amerika Birleşik Devletleri eski Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu’nun sergilediği zoraki hegemonyanın sürdürülemez olduğu giderek daha net bir biçimde ortaya çıkmaktadır. Trump karşıtı hareketler ve savaş karşıtı tavırlar, Batı kamuoyunun vicdanının sesini yükseltmektedir. Bununla birlikte, sağduyulu dünya Yahudilerinin Netanyahu’nun siyonist zihniyetine karşı duruş sergilediği gözlemlenmektedir. Bu bağlamda, her konuyu derinlemesine incelemek ve gerçeklere en yakın sonuçlara ulaşmak, siyasetçilerin en önemli sorumluluklarından biridir.

Bugünkü uluslararası duruma baktığımızda, insanlığın birçok sorunla yüzleşmekte olduğu ve bu durumun bir kaosa dönüştüğü açıkça görülmektedir. Birçok insanın yaşamını yitirmesi ve gerilimlerin artması, modern düşünürlerin tarif ettiği gibi, bir fetret dönemine işaret etmektedir. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında devam eden savaş, bu çatışmanın 39. gününde de sürmekte ve sonuçları her geçen gün daha yıkıcı hale gelmektedir.

İran halkının direnişi dikkat çekici bir hale gelmiş ve bu direniş, uluslararası siyasette birçok aktörün öngörülerini yanlış çıkarmıştır. Enerji koridorları ve tedarik zincirlerin tehdit altında olması, bu durumu daha da karmaşık hale getirmiştir. Enerji, sadece ekonomik açıdan değil, aynı zamanda stratejik olarak da milli güvenliğin temeli durumundadır.

Bu aşamada, Milliyetçi Hareket Partisi olarak, önce ülkemizi ve milletimizi düşünerek hareket etme sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Amacımız, sorunları çözmek ve Türk milletinin birliğini korum

En az 10 karakter gerekli