Polis Şehitlerinde Skandal İfade: ‘DEAŞ’ı Seviyorum’
2116 okunma

Polis Şehitlerinde Skandal İfade: ‘DEAŞ’ı Seviyorum’

ABONE OL
Nisan 9, 2026 17:49
Polis Şehitlerinde Skandal İfade: ‘DEAŞ’ı Seviyorum’
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İzmir’in Balçova ilçesinde, 8 Eylül 2025 tarihinde 3 polisin şehit düştüğü silahlı saldırıya ilişkin açılan davanın sanıkları, ilk kez hakim karşısına çıktı. Dava, saldırının faili olduğu belirtilen tutuklu sanık E.B.’nin (17) mahkemedeki savunmasıyla gündeme geldi. E.B., ifadesinde, “Terör örgütüne üye değilim ancak DEAŞ’ı seviyorum. Polislerin kafir olduğunu biliyorum, ayrıca bu eylemden hiçbir haberi ve yönlendirmesi olmayan ailemi de kafir olarak görüyorum” diyerek dikkatleri üzerine çekti. Bu beyanları, toplumda büyük bir infial oluşturdu.

Olayın gerçekleştiği Balçova’da, tutuklu sanık E.B. sabah saatlerinde pompalı tüfekle polis merkezine ateş açtı. Bu saldırıda, polis memurları Hasan Akın ve Ömer Amilağ ile birlikte, olay yerine giden 1. Sınıf Emniyet Müdürü Muhsin Aydemir şehit oldu. Çatışma sırasında E.B. bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi. Olayın ardından hazırlanan ve 58 sayfa içeren iddianame mahkeme tarafından kabul edildi ve sanıklar mahkemede yer aldı. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirilen duruşmaya tutuklu sanık E.B., tutuklu babası N.B., tutuksuz annesi A.B., müşteki avukatları, mağdur aileler ve saldırıda yaralanan polis memuru Murat Dağlı katıldı. İddianamede adı geçen diğer 10 sanığın dosyası ise bu davadan ayrıldı. Sanıklar, ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’, ‘kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme’ ve ‘öldürmeye teşebbüs’ suçlarından 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 261’er yıla kadar hapis cezası talebiyle karşı karşıya kaldı.

Mahkeme sırasında E.B., DEAŞ ile doğrudan bir bağlantısının olmadığını, ancak örgütün ideolojisini benimsediğini ifade ederek, eylem kararını Ebubekir el-Bağdadi’nin çağrısı üzerine aldığını belirtti. “Anayasa’nın kaldırılmasına teşebbüs etmedim ve terör örgütüne üye değilim. DEAŞ’ı seviyorum. Türkiye’ye saldırıldığını gördüğüm için devleti temsil eden en yakın karakola saldırmaya karar verdim” dedi. E.B., yaz aylarından itibaren saldırıya hazırlandığını, silah kullanımını havalı tabancalarla öğrendiğini ve saldırıda kullanmak üzere patlayıcı yaptığını dile getirdi. “Polislerin kafir olduğunu biliyorum. Ailemi de kafir olarak görüyorum” ifadeleri ise mahkemedekileri şoke etti.

Oğlunun eylemlerinden duyduğu utancı dile getiren tutuklu sanık N.B., “DEAŞ en nefret ettiğim örgüttür. Oğlumun radikal düşüncelerinin olduğunu bilmiyordum. Öğretmenleri, bana oğlumun radikal eğilimleri olduğunu söylediklerinde durumu fark ettim” şeklinde konuştu. Aynı zamanda, oğluna silah kullanmayı direkt öğrettiğini kabul etmedi ve evlerindeki silah ve mermilerin başka amaçlarla alındığını ekledi. N.B., “Oğlum çoğunlukla savaş malzemeleri istiyordu” şeklinde sözlerini sürdürdü.

Tutuksuz sanık A.B. ise çocuğunun eylemler konusunda hiçbir ön bilgisi olmadığını ve oğlunun radikalleştiğini hiç düşünmediğini belirtti. “Evde sürekli kar maskesi takarak dolaşıyordu” dedi. Oğlunun silah eğilimleri ve radikal tutumları hakkında bilgi sahibi olmadığını, ne çocuğunun ne de eşinin bu tür bir eyleme kalkışacaklarına inanmadığını açıkladı. A.B., E.B.’nin silah kullanmayı kimin öğrettiğine de vurgu yaparak kendisinin bu duruma dahil olmadığını savundu.

Olayla ilgili olarak yaralanan polis memuru Murat Dağlı ise, E.B.’nin saldırı anında tekbir getirdiğini ve ailenin

En az 10 karakter gerekli