Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, geçtiğimiz günlerde parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısıyla önemli bir gelişmeyi kamuoyuna duyurdu. Sırakaya, AK Parti Dış İlişkiler Başkanlığı ve AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı tarafından 15 Ekim tarihinde, parti genel merkezinde “Filistin’in Geleceği Konferansı” adı altında üç oturumdan oluşan bir etkinlik düzenleneceğini açıkladı. Bu konferans, günümüzde tartışmalı bir konu olan Filistin meselesine yönelik önemli tartışmalar ve çözümler getirmeyi hedefliyor.
Sırakaya, konferans öncesindeki konuşmasında Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği’nin (AB) işlevselliğini eleştirdi. Özellikle BM’nin, İsrail tarafından genel sekreterinin istenmeyen kişi ilan edilmesine karşı herhangi bir duruş sergileyememesi, Sırakaya’ya göre, bu kurumun etkisizliğinin en bariz göstergesi. Gazze krizinin 7 Ekim’de başlamadığını, aksine 75 yıllık bir süreç boyunca İsrail’in Filistin topraklarının yüzde 85’ini kontrol ettiğini vurguladı. Sırakaya, Filistin halkının da bu bağlamda haksız yere zor durumda bırakıldığına dikkat çekti.
Gazze’deki insani durumdan da bahseden Sırakaya, savaş nedeniyle 1,9 milyon insanın yerinden edildiğini ve bu durumun insanlık açısından olan trajedisinin büyük olduğunu ifade etti. Toplamda 52 bin insanın hayatını kaybettiğini, bunların 17 bininin çocuk olduğunu belirten Sırakaya, 36 bebeğin açlık nedeniyle yaşamını yitirdiğini de söyledi. Ayrıca, sağlık çalışanları ve gazetecilerin de hedef alındığına dikkat çekerek, Gazze’nin adeta bir açık hava cezaevinden bir açık hava mezarlığına dönüşmekte olduğunu söyledi. Sırasıyla Batı’nın çifte standart uygulamalarına da değinen Sırakaya, Gazze’de öldürülen kadın ve çocuk sayısının Ukrayna’daki savaşta kayıpların altı katı olduğunu vurguladı. Bu durumun karşısında Batı’nın sessiz kalmasının büyük bir çelişki olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin Gazze konusundaki duruşunu da net bir biçimde ortaya koyan Sırakaya, ateşkesin hızlıca sağlanmasının, rehine takasının gerçekleştirilmesinin ve 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devleti kurulmasının önemine değindi. Türkiye’nin Gazze konusunda dört temel eksende mücadele ettiğini belirten Sırakaya, bu eksenlerin diplomasi, insani yardım, hukuki destek ve ekonomik yaptırımlar olduğunu ifade etti.
15 Ekim’de düzenlenecek olan “Filistin’in Geleceği Konferansı” hakkında daha fazla detay veren Sırakaya, konferansın üç oturumdan oluşacağını belirtti. İlk oturumda, Filistin’in geleceği ve diplomasi konuları tartışılacak. Bu oturuma Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi de katılacak, oturumu ise Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay yönetecek. İkinci oturumda Filistin’in geleceğinde siyaset ve parlamentonun rolü ele alınacak; Eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yöneteceği bu oturumda AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala yer alacak. Üçüncü oturumda ise uluslararası hukukun Filistin’in geleceğindeki rolü üzerinde durulacak ve bu oturuma TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel başkanlık edecek. Sırakaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da konferansta bir konuşma yapacağını açıkladı.
Sonuç olarak, Zafer Sırakaya’nın konferans öncesinde yaptığı açıklamalar, hem Gazze’deki insani durumu hem de uluslararası ilişkilerdeki çifte standartları gündeme getirdi. Türkiye’nin Filistin konusundaki tutumu ve çabalarını ise daha görünür hale getirdi. Bu konferansın, Filistin’in geleceği ve bölgedeki barış süreci açısından önemli bir adım olacağı öngörülüyor.