Alaçatı’da Sakız Üretiminin 70 Yılına Yolculuk
2104 okunma

Alaçatı’da Sakız Üretiminin 70 Yılına Yolculuk

ABONE OL
Şubat 20, 2026 09:49
Alaçatı’da Sakız Üretiminin 70 Yılına Yolculuk
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İzmir’in Alaçatı beldesinde, sakız üretiminin 70 yıllık geçmişi çeşitli üreticilerin deneyimleri ve anılarıyla gün yüzüne çıkarıldı. Özdemir Kanga ve Selahattin Kanga kardeşler, sakız üreticileri İbrahim Topal ve Hasan Ege Tütüncüoğlu, bu tarihî süreci ve üretim tekniklerini paylaştılar. Sakızlar Restoran’ında yapılan söyleşide, almak gereken dersler ve geçmişin hatıraları öne çıktı.

Söyleşideki açılış konuşmasını yapan İbrahim Topal, Sakızlar Bahçesi’nin yalnızca bir üretim sahası olmadığını, aynı zamanda Alaçatı’nın sosyal hayatı için önemli bir buluşma noktası olduğunu vurguladı. 1950’li yıllarda burada gerçekleştirilen Hıdırellez kutlamaları hakkında konuşan Topal, “Sakızlar, hem bir üretim merkeziydi hem de insanların toplandığı nadir alanlardan biriydi” dedi.

Özdemir Kanga, bağlandığı hikâyesinde, 1941 doğumlu olduğunu ifade ederek, 13 yaşında Rıza Ertan’a ait Sakız Bahçesi’nde çalışmaya başladığını belirtti. Kanga, sakız üretiminin büyük titizlik ve sabır gerektirdiğine dikkat çekti. Reçine akışını sağlamak için ağaçların belirli aralıklarla ve belli yüksekliklerden delinmesi gerektiğini aktaran Kanga, “Bilek dalı” olarak bilinen kısımlara çıkılmaması gerektiğini vurguladı ve yanlış budama ya da dikkatsiz müdahalelerin ağaçlara zarar verebileceğini söyledi. O yılarda Sakız Adası’ndan gelen uzmanların havai köklendirme yöntemini uygulamalı olarak anlattığını da sözlerine ekledi.

Selahattin Kanga ise sakızın toplanma sürecini detaylandırarak, toplanan reçinenin belediye binası karşısındaki küçük bir alanda muşamba üzerinde kurutulduğunu belirtti. “Pirinç ayıklar gibi taşını ayıklardık. Temizlenen sakızları küçük testilere doldururduk. İzmir’de öyle satılırdı” diyerek sakız üretimindeki süreci paylaştı. Kanga, bir sezonda 30-35 kilogram üretim yaptıklarını aktardı ve genç ağaçların ilk delindiğinde yoğun reçine verdiğini, ancak yaşlanan ağaçlarda verimin düştüğünü dile getirdi.

Ayrıca, İbrahim Topal günümüzdeki üretim tekniklerindeki gelişmelere de değindi. Geçmişte iki yıl süren köklendirme sürecinin artık havai köklendirme yöntemiyle altı aya kadar indirildiğini açıklayan Topal, “15 yılda ürün verir denilen ağaçlardan 5–6 yılda ürün almayı hedefliyoruz” dedi. Sakız ağacının kayalık ve serin topraklarda daha iyi tutunduğunu ifade eden Topal, ayrıca ağaçların 20-25 metreye kadar kök salabildiğini belirtti.

Hasan Ege Tütüncüoğlu ise tarihe odaklanarak, 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Çeşme’de kayda değer miktarda sakız üretildiğini belirtti. Günümüzde gerçekleştirilen canlandırma çalışmaları çerçevesinde son iki yılda yaklaşık 25 bin sakız ağacının dikildiğini açıkladı. Belediyenin yeşil alanlarına 12 bin, devletin tahsis ettiği alanlara 10 bin ve özel mülkiyetlerine ise yaklaşık 3 bin fidan dikildiğini vurgulayan Tütüncüoğlu, ek olarak dikilmeyi bekleyen 25 bin fidanın daha bulunduğunu ekledi. Ayrıca, kamu arazilerinin tahsisi konusunda süreçlerin devam etmekte olduğunu ifade eden Tütüncüoğlu, Çeşme’de sakız üretiminin tekrar büyük bir ekonomik değer haline gelebileceğinin altını çizdi.

Söyleşinin kapanışında, Alaçatı’nın geçmiş üretim kültürünün yeniden hatırlanmasıyla birlikte, sakızın bölgenin sembolik ve ekonomik değerlerinden biri olma umudu pekişti. Bu bağlamda, kazandıkları tecrübeler ve yaptıkları tartışmalar, sakız üretiminin geleceği için önemli bir zemin oluşturdu.

En az 10 karakter gerekli