admin

admin

04 Nisan 2025 Cuma

Türkiye’de Sağlık Hiçe Sayıldı: Şok Görüntüler!

Türkiye’de Sağlık Hiçe Sayıldı: Şok Görüntüler!
0

BEĞENDİM

ABONE OL



Hindistan’dan Değil Türkiye’den! Vatandaşın Sağlığı Tehlikede

Görüntü Hindistan’dan Değil Türkiye’den!

Son günlerde sosyal medyada paylaşılan bazı görüntüler, Türkiye’nin sağlık ve temizlik standartlarının ne kadar zor bir durumda olduğunu gözler önüne seriyor. Özellikle pandemi sonrasında vatandaşların sağlığına daha fazla önem verilmesi beklenirken, bazı uygulamaların ve ihmalin bu beklentilere ne kadar uzak olduğunu gösteriyor. Bu durum ise halk arasında büyük bir endişeye yol açmakta.

Tehlikeli Durumlar

Bir video kaydında, İstanbul’un belirli bir noktasında yaşanan temizlik sorunları, büyük bir tepki aldı. Görüntülerde, şehrin merkezinde yer alan bir parkın içindeki çöplerin nasıl birikmiş olduğu ve bu duruma yetkili kurumların nasıl kayıtsız kaldığı ortaya çıktı. Sağlıksız bir ortamda yaşayan insanların, bu tür sorunlara maruz kalmasının yanında, çocukların da bu alanda oyun oynadığı gerçeği, özellikle dikkat çekici oldu. Hal böyle olunca, vatandaşlar sosyal medya üzerinden yetkililere seslenmeye ve çözüm bulunması adına çağrıda bulunmaya başladılar.

Sorunların Kaynağı

Bu tür temizlik ve düzen eksikliklerinin doğrudan bir yönetim sorunu olduğunu söylemek mümkün. Yerel yönetimlerin, park ve yeşil alanların bakımını ihmal etmesi; buna ek olarak, atık yönetimi ve çevre sağlığı konularında yaşanan yetersizlikler, halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri artırmakta. Bildiğimiz gibi, temiz bir çevre, sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturmaktadır. Ancak görünen o ki, bu temel ilke Türkiye’nin bazı bölgelerinde göz ardı edilmektedir.

Vatandaşların Tepkisi

Bu görüntülerin sosyal medyada paylaşılması, Erdoğan’ın 2020 yılından beri uyguladığı çevre politikaları hakkında yeniden tartışmaları alevlendirdi. Birçok vatandaş, devletin bu sektördeki sorumluluğunu yerine getirmediğini ve çevre sağlığını hiçe sayarak vatandaşların yaşam kalitesini düşürdüğünü ifade etti. “Bir taşla birkaç kuş vurmak” amacıyla yapılan temizlik hizmetlerinin yetersizliği ise, toplum içerisindeki öfkeyi daha da artırdı. Hemen hemen her gün aynı noktalarda biriken çöpler, halk arasında yaygın bir infial yarattı.

Harekete Geçme Zamanı

Sonuç olarak, bu tür durumların yaşanmaması adına acil bir reform yapılması gerekmekte. Yerel ve ulusal yönetimlerin, halk sağlığını koruma noktasında daha fazla sorumluluk alarak etkin önlemler alması elzem. Ayrıca, vatandaşların da bu konuları gündeme getirmesi ve her durumda haklarını talep etmesi, sağlıklı bir çevre için oldukça önemlidir. Vatandaşların bu tür durumlara karşı duyarlılığı, toplumsal bilinçlenme noktasında büyük bir adım olacaktır.

Sonuç

Özetle, Türkiye’de yaşanan bu tür ihmal ve sorunlar, sadece bireysel bir problem değil, toplumsal bir sorundur. Geleceğe yönelik olarak, vatandaşların yaşam alanlarının korunması ve daha temiz bir çevrede yaşamaları için gerekli tüm tedbirlerin acil olarak alınması gerekmektedir. Hem yerel yönetimler hem de halk olarak, bu konuda birlikte hareket etmemiz, daha sağlıklı ve yaşanabilir bir ortam yaratacaktır.


Devamını Oku

İmamoğlu: Gönül Mertçe Bir Yarış İsterdi

İmamoğlu: Gönül Mertçe Bir Yarış İsterdi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Açıklamaları

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, iki ayrı soruşturma çerçevesinde gözaltına alınarak yolsuzluk suçlaması ile tutuklanmasının ardından, tutuklu bulunduğu Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda önemli açıklamalarda bulundu. Kendisi, “Gönül mertçe bir yarış isterdi. Zavallı bir rakibim var” diyerek, rakiplerine yüklenirken, parti içindeki süreçte de desteğinin tam olduğunu ifade etti. İmamoğlu, 6 Nisan’da toplanacak olan olağanüstü kurultayda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’e olan desteklerinin tam olduğunu belirtti.

İmamoğlu, yaptığı açıklamada, “Özgür Özel’in olağanüstü kurultayda kapsayıcı, birleştirici, kucaklayıcı bir başlangıç yapacağına, yönetim kadrosunu bu yönde oluşturacağına inancım tamdır” ifadesini kullanarak, partinin yeni bir başlangıç yapacağına dair inancını vurguladı. Ayrıca, “Bu gidişe cesurca karşı duran bütün kesimleri içine alarak topluma büyük bir umut vereceğiz. Omuz omza, kol kola, el ele olacağız” şeklinde konuştu. “Tek arzumuz, idealimiz, milletimize adil refah dolu bir dünya sunmak” diyerek, bu yolda birlikte mücadele etmenin önemine değindi.

İmamoğlu’ndan Gelecek İçin Planlar

Kurultayın ardından tarihi bir başlangıç yapacaklarını belirten İmamoğlu, bir yol haritası açıkladı. “Ankara’da ve İstanbul’da cumhurbaşkanlığı ofisleri kuracağız. Merkez Ankara olacak ama İstanbul’da büyük ölçüde başlatmış olduğumuz çalışmalar hız kesmeden devam edecek” dedi. İmamoğlu, adalet sistemindeki çürümüşlükle mücadele edeceklerini ve tek kişilik anlayışı yeneceklerine inandığını vurguladı. “Bizim gücümüz, haklılığımıza ve hedefimize olan inancımızdan geliyor. Ant olsun ki başaracağız” şeklinde bir kararlılık ifade etti.

İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı için ‘mertçe bir yarış’ istediğini vurgularken, bu şansı rakiplerinin kendisine tanımadığını iddia etti. “Ama en güçlü rakibini seçim dışında bırakmak için her türlü yola başvuran, mertliğin kıyısından geçmemiş zavallı bir anlayışla karşı karşıyayız” diye ekledi. Kendisine yapılan bu muameleyi eleştirirken, “Beni hapse atabilirler ama milyonlarca Ekrem’i ne yapacaklar?” şeklinde tehditkar bir tavır sergileyerek, “Ben hapishaneye sığmam” ifadesiyle iradesinin ne kadar güçlü olduğunu ortaya koydu.

Gençliğe ve Kitaplara Dair Düşünceler

Inmamoğlu, gençlerin kendilerinin rehberleri haline geldiğini ve onların cesaretinin topluma yayıldığını belirtti. “Gençler bizim önümüze geçti, rehberimiz oldu. Zafere gençlerle ulaşacağız. Daha doğrusu zafer gençlerin olacak” dedi. Ayrıca, kişisel okuma alışkanlıklarından da söz eden İmamoğlu, İBB olarak bastırdıkları resimli belgeli Nutuk’u sık sık okuduğunu, yanı sıra Kuran-ı Kerim’den adaletle ilgili bölümleri de not aldığını ifade etti. Kendisi, Nâzım Hikmet’in şiirlerini okuyarak Bob Marley ile Hacı Bektaş Veli ile ilgili eserleri de sıklıkla incelediğini dile getirdi.

Bütün bu ifadeleriyle Ekrem İmamoğlu, yaşadığı zorluklara rağmen hem partisine hem de gençlere olan inancını vurgularken, Türkiye’de daha adil bir gelecek için mücadele etme kararlılığını sürdüğünü gösterdi. İmamoğlu’nun bu sözleri, sadece kendi siyasi geleceği değil, aynı zamanda partinin ve toplumun geleceği için de umudun simgesi olmayı sürdürüyor.

Devamını Oku

İmamoğlu’ndan Kurultayda Birlik Mesajı!

İmamoğlu’ndan Kurultayda Birlik Mesajı!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP’nin 21. Olağanüstü Kurultayı ve Ekrem İmamoğlu’nun Mesajı

CHP’nin 21. Olağanüstü Kurultayı, 6 Nisan Pazar günü Ankara’da gerçekleştirilecektir. Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, bu önemli etkinlikle ilgili bazı mesajlar iletmiştir. CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, İmamoğlu ile gerçekleştirdiği görüşme sonrasında bu mesajları kamuoyuyla paylaşmıştır.

İmamoğlu’nun kurultaya yönelik mesajında, birlik ve beraberlik vurgusu ön plandadır. “Kurultay öncesi, Ekrem İmamoğlu Başkanımız birleştirici ve kapsayıcı bir çalışma arzu ediyor ve ‘Yürek yüreğe olmalıyız’ diyor,” şeklinde aktarılan ifadeler, partideki dayanışma ihtiyacını dile getirmektedir. İmamoğlu, “Arzumuz, milletin ve adalet sisteminin güçlü olmasıdır. Bu kurultayda amasız, fakatsız büyük bir birlikteliği sağlamamız lazım,” diyerek, parti üyelerinin kenetlenmesi gerektiğinin altını çizmektedir. Ayrıca, “Tehlike yanımızdan geçerken ayrı gayrımızın olmaması lazım, can cana ve birlikte olmamız gerekir,” sözleriyle acil bir dayanışma çağrısı yapmaktadır.

Büyük Birliktelik İçin Çaba Gösterilmesi Gerekiyor

Ekrem İmamoğlu, kurultaydan beklentisinin büyük bir birlik beraberlik çıkması olduğunu ifade etti. “Pazar günü, Cumhuriyet Halk Partisi kurultayından büyük bir birlik beraberlik ve Türkiye’nin iktidara hazırlanacağı günlerin çıkmasını çok arzu ediyorum,” diyerek, partinin geleceği ve ülke politikasıyla ilgili umut verici mesajlar vermiştir. Ayrıca, “Ülkemizde hiçbir siyasi farkı gözetmeden Sayın İmamoğlu’nun tüm yurttaşlarımıza selamlarını ve sevgilerini iletiyorum,” ifadesiyle tüm vatandaşlara hitap etmeyi de ihmal etmemiştir.

Öte yandan, İmamoğlu’na ziyaret gerçekleştiren Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer de onun mesajını aktarmıştır. İmamoğlu, Yüceer’e yazdığı notta, “Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımız ve tüm İlçe Belediye Başkanlarımızın omuz omuza ziyareti beni çok mutlu etmiştir,” ifadelerini kullanmıştır. Bu ifadeler, yerel destek ve dayanışmanın önemini vurgulamakta ve partinin bir bütün olarak çalışma azmini ortaya koymaktadır.

İmamoğlu’nun notunda, “Yapılan haksız, hukuksuz müdahaleler ve millet iradesine yapılan gasp girişimlerine karşı güçlü duruşun en büyük ve etkili bölümlerinden birini yaratan Tekirdağlı hemşehrilerime yürekten teşekkür ediyorum,” sözleriyle de siyasi mücadelenin ne denli önemli olduğunu vurgulamaktadır. Ayrıca, “Ülkemizin ve milletimizin özgür, adil ve müreffeh geleceği için amasız, fakatsız bir ve birlikte olmaya devam edeceğiz,” diyerek, birlik çağrısını sürdüren bir enerji taşımaktadır.

Sonuç olarak, CHP’nin 21. Olağanüstü Kurultayı’nın, partideki birlik ve beraberliği pekiştirmek için bir fırsat olacağı beklenmektedir. Ekrem İmamoğlu’nun mesajları, hem partinin iç dinamiklerini güçlendirmek hem de Türkiye’nin daha demokratik bir geleceğe adım atabilmesi için gereken çalışmaları teşvik etmektedir. “Yaşasın Cumhuriyet, Yaşasın Demokrasi. Millet Büyüktür,” ifadeleri ise bu mücadelede halkın önemine vurgu yapmaktadır.

Devamını Oku

Aybüke Pusat’ın TRT ile İlişkisi Gerildi!

Aybüke Pusat’ın TRT ile İlişkisi Gerildi!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Teşkilat Dizisinde Tartışmalı Bir Ayrılma

Teşkilat dizisinde rol alan Aybüke Pusat, 2 Nisan’da yapılacak olan boykota sosyal medya üzerinden çağrı yapması sonucu TRT ile arasındaki ilişki gerildi. Bu durum, Pusat’ın diziden aniden çıkarılmasına neden oldu. Ayrıca, dizinin senaryosunda da revize yapılacağı açıklandı. Bu olay, hem oyuncunun kariyerinde hem de TRT’nin yayın politikalarında önemli bir tartışma yarattı.

TRT’den Sert Açıklama

TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı, Pusat’ın paylaşımlarının TRT’nin kurumsal ilkeleriyle uyumsuz olduğuna dikkat çekerek; “TRT 1’de yayınlanan Teşkilat dizisinde rol alan bir oyuncunun paylaşımları TRT’nin kurumsal ilkeleri ile asla bağdaşmamaktadır” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, TRT’nin kurumsal duruşunu ve yayın politikalarını net bir şekilde ortaya koydu. Pusat’ın yaptığı çağrının, kamuya mal olan bir kanalın çizgileri ile uyumsuz olduğu belirtilerek, bunun kabul edilemeyeceği ifade edildi.

Cem Yılmaz’dan Tepki

Komedyen Cem Yılmaz, bu duruma sert bir şekilde tepki gösterdi. Yılmaz, “Bu arkadaşlarımız kabiliyetleri ile mesleklerini icra eden insanlar değil midir? Kendi politik fikirlerini özgürce ifade eden insanlar TRT yapımlarında görev alamıyor mu yani? TRT bizim devlet kanalı değil miydi? Üzgünüm TRT bu konuda tarafsız olman gerekiyordu!” şeklinde bir açıklamada bulundu. Yılmaz’ın bu sözleri sosyal medyada hızla yayıldı ve birçok kullanıcı tarafından desteklendi.

Bir sosyal medya kullanıcısı Yılmaz’a, “Sen de yandın Cem TRT kapıdan sokmaz seni bundan sonra” şeklinde yorumda bulunması üzerine Yılmaz, bu eleştiriye sessiz kalamayarak şu yanıtı verdi: “En son 25 sene önce davet etmişlerdi vazife addedip gittim… Bende sorun yok. Sen de yandın sözünüz için çok geç. Benim kimseye yaranamadığımı herkes bilir.” Bu yorum, Yılmaz’ın kariyeri ve TRT ile olan ilişkisini gözler önüne serdi.

Özgür İfade Tartışmaları

Bu olay, aynı zamanda sanatçıların ve medya çalışanlarının ifade özgürlüğü konusundaki tartışmaları da alevlendirdi. TRT’nin bu durumu, kamuya ait bir medya kuruluşu olarak tarafsız kalması gerektiği görüşü ile çelişiyor. Sanatçıların görüşlerini açıklamaları ve sosyal medya üzerinden ifade etmeleri gerektiği düşüncesi, bu olayın temel tartışma konularından biri haline geldi.

Sonuç olarak, Aybüke Pusat’ın Teşkilat dizisinden çıkarılması ve bunun arkasındaki nedenler, hem toplumsal hem de siyasi bir tartışmayı beraberinde getirdi. Cem Yılmaz’ın yaptığı açıklamalar, durumu daha da alevlendirirken, TRT’nin tarafsızlığını sorgulatan bir tablo oluşturdu.

Devamını Oku

Öğrencilerden Boykot: İktidar Tepkili!

Öğrencilerden Boykot: İktidar Tepkili!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“`html

Öğrenciler, 2 Nisan tarihinde sosyal medyada bir kampanya başlatarak tüketimi durdurma çağrısında bulundular. Bu durum, İstanbul başsavcılığı tarafından boykot çağrılarına dair bir soruşturma başlatılacağını duyurmasına neden oldu. Ayrıca, Ticaret Bakanı, boykottan zarar görenlerin tazminat davası açabileceğini ifade etti. İlk günden itibaren, üniversitelerde, sokaklarda ve meydanlarda halk, tepkisini dile getirerek boykot eylemine katıldı. Bu durum, iktidarla bağlantılı olduğu bilinen bazı markaların boykot edilmesinin yanı sıra, ülke genelinde bir günlük genel boykotun da gerçekleştirilmesini sağladı.

Pek çok il ve ilçede marketler ve mağazalar boş kaldı; eğlence mekanları ise kapılarını açmadı. Panikleyen iktidar, boykotu bastırmaya yönelik tüm gücüyle halk üzerinde gözdağı vermeye çalıştı. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) mensubu milletvekilleri, bakanlar ve yandaşları, bulundukları her yerde boykota karşı harekete geçerek mağaza, market ve dükkanlara akın ettiler. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), boykot çağrıları üzerine televizyon kanallarını tehdit etti. Sosyal medya üzerinden boykot çağrısı yapanların başına gelecekler hakkında soruşturma tehditleri havada uçuşurken, milyonlarca insan bu karardan vazgeçmedi.

Boykot, sadece hukuksuzluklara karşı örgütlenmiş bir hareket değil, aynı zamanda ekonomik krizin yükünden bunalan milyonlar, geleceği çalınan gençler, kadınlar ve asgari yaşam koşullarıyla boğuşan emeklilerin sesine dönüşmüştü. Bu eylem, rejimin uyguladığı tüm yoksullaştırma, baskı ve gerici politikalara karşı bir çıkış olarak görüldü. Halk, bu durumu protesto etmek için bir araya geldi ve dayanışma içinde hareket ederek, geleceğin inşası için hep birlikte haykırdılar.

Birçok şehirde halk, bu boykotu desteklemek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenledi. Eğitim kurumları ve sivil toplum kuruluşları, halkın örgütlenmesine katkıda bulunmak için aktif rol oynadı. Tüm bu etkinlikler, sadece bir ekonomik boykot değil, aynı zamanda toplumsal bir direnişin de belirtisiydü. İktidar, sosyal medyada bu eylemleri küçümsemeye çalışsa da halkın kararlılığı bu tür tehditleri boşa çıkardı. İnsanlar, dayanışma içerisinde olup diğerlerinin sesine kulak vererek, sorunların üstesinden birlikte gelme iradesini gösterdiler.

Özellikle gençler, sosyal medya platformları üzerinden organize olarak daha geniş kitlelere ulaşmayı başardılar. Yapılan paylaşımlar, halkın sesi oldu ve bir farkındalık oluşturdu. Kısa süre içerisinde başlatılan kampanya, sadece ekonomik taleplerle sınırlı kalmayıp, adalet, eşitlik ve özgürlük gibi daha geniş toplumsal konuları da kapsadı. Bu süreçte, bir çoğu fevkalade cesaretle, toplumun sesi oldular ve taleplerini açıkça ifade ettiler. Sonuç olarak, bu boykot eylemi, yalnızca ekonomik bir talep değil, aynı zamanda bir sosyal hareket olma özelliği taşıdı. Milyonlarca insan, bu eylemi destekleyerek ortak bir amaç etrafında birleşti ve seslerini duyurdu.

“`

Devamını Oku