Deprem Risklerine Karşı Hızlı Önlemler Şart!
2395 okunma

Deprem Risklerine Karşı Hızlı Önlemler Şart!

ABONE OL
Şubat 10, 2026 09:11
Deprem Risklerine Karşı Hızlı Önlemler Şart!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sinancan Öziçer, depremlerin ardından öğrendikleri derslerle hazırlık aşamasında ilerlediklerini belirtti. Öziçer, “Ama amacımız bundan sonra olabilecek bir afette hızlı bir reaksiyonla can kayıplarını azaltmak” diyerek, kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlanması ve afet müdahale planlarının daha çabuk uygulamaya geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Ülkemizin tarihindeki en büyük felaketlerden biri olan 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 3 yıl geçti. Bu süre zarfında önemli çalışmalar ve önlemler alındığını söyleyen Öziçer, aynı zamanda ülke, il ve ilçe bazında eylem planlarının hazırlanmasının gerekli olduğunu ifade etti. Eylem planları hazırlarken risk belirleme ve risk azaltma çalışmalarının önemine de vurgu yaptı. “Ülkemiz bir afet riski ve deprem tehlikesi içindedir, ancak riskler bölgeler arasında farklılık gösterir” diyen Öziçer, her coğrafyanın kendine özgü risklerini tespit etmenin önemini belirtti.

Yapı stokunun incelenip yenilenmesi gerektiğini kaydeden Öziçer, bazı binaların kısa bir süre önce yapı kullanma izni almış olmasına rağmen depremde yıkıldığını gördüğünü belirtti. Hatay-İskenderun bölgesine yaptığı ziyarette, bu binaların durumu ve denetim eksikliklerinin önem taşıdığını aktardı. Özellikle yerel belediyelerde jeofizik mühendislerinin istihdam edilmesi gerektiğini savunan Sinancan Öziçer, proje denetimlerinde bu mühendislerin rolünün artırılmasının şart olduğunu ifade etti.

İzmir ilinde yaklaşık 1 milyon yapının bulunduğunu belirten Öziçer, bu yapıların büyük bir kısmının 1975 ile 1998 dönemine ait deprem yönetmeliklerine göre yapıldığını ve 40 yaşın üzerinde olduğunu söyledi. Dolgu ve alüvyon tabakalarının derin olduğu bölgelerde yoğun yapılaşma olduğunu belirten Öziçer, 6.9 büyüklüğündeki bir depremde can kaybının yüksek olma riskinin önemli bir tehlike olduğunu belirtti. Kaçak yapıların ve mühendislik hizmeti almayan yapıların yoğunluğu göz önüne alındığında, 6 ve üzeri büyüklüğe sahip bir depremin zararı geçmiş deneyimlere göre daha büyük olabileceğini ileri sürdü.

Öziçer, yapı stokunun tespit edilmesi gerektiğini vurgulayarak, pilot bölgeler belirlenerek mahalle bazında kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini söyledi. Bu sayede riskin minimize edilebileceğini düşünmektedir. Ayrıca, zemin türlerinin de deprem dalgalarının etkisini farklı bir biçimde ilettiğini belirtti. Alüvyon tabakalarının derin olduğu ve dolgu gibi zemin yapılarına sahip bölgelerden geçen deprem dalgalarının binalara daha sert biçimde etki yaptığını ifade eden Öziçer, bu alanlarda yapılacak hızlı dönüşümlerin can kaybını azaltabileceğini düşündüğünü belirtti. İzmir körfezine yakın yapıların daha hızlı bir şekilde dönüşmesi gerektiğini de vurguladı.

Öziçer, eski depremlerden önemli dersler çıkardıklarını belirterek, “1999’daki Gölcük, 30 Ekim İzmir depremi ve 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinden ciddi dersler aldık” dedi. Her kötü deneyimden ders çıkarmanın, hazırlık aşamasında sürekli bir ilerleme sağladığına dikkat çekti. Gelecekte olabilecek bir afete hızlı bir yanıt vermenin ve can kayıplarını azaltmanın önemli olduğunu ifade eden Öziçer, kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, afet müdahale planlarının hızla devreye alınması ve eğitimlerin yaygınlaştırılması gerektiğini sözlerine ekledi. “Çünkü depremin yeri, zamanı ve büyüklüğü önceden tahmin edilemiyor. Hızlı tepki verme yeteneğimizi artırmalıyız, geçmişten ders çıkarmalıyız ve süreçlerimizi daha etkili hale getirmeliyiz” şeklinde konuştu.

En az 10 karakter gerekli