Geçtiğimiz günlerde Ataşehir’de 64 yaşındaki Harun Bayramoğlu’nun evde ‘sarı serum’ bağlanması sonrası fenalaşarak vefat etmesiyle ilgili süreç devam ederken, Sağlık Bakanlığı “Sağlıklı Çözüm” sosyal medya hesabından bilgilendirme mesajı paylaştı. Paylaşımda, “Bu uygulama ancak, kişide aşırı sıvı kaybı (kusma, ishal, terleme ve ilgili dönemde sıvı gıda alamamaya bağlı) mevcutsa ve kan değerleri ölçülerek belirlenmiş mineral ve vitamin eksikliği varsa hekim kararı ile eğitimli sağlık personeli tarafından uygun sağlık kurumu şartlarında gerçekleştirilebilir.” ifadelerine yer verildi.
Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Asım Kalkan ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Serkan Doğan, üst solunum yolu enfeksiyonları, halsizlik ve kas-eklem ağrıları gibi durumlarda evde serum bağlanmasının hızla iyileşmek için bir çözüm olmadığını vurguladılar. Uygunsuz yerlerde yapılan serum uygulamalarının alerjik reaksiyonlarla sonuçlanabileceğine işaret eden uzmanlar, bu durumun ölümle sonuçlanabileceğini belirttiler. Prof. Dr. Kalkan, “Hekimlik hayatımda sadece 3-4 hastaya serum verdim.” diyerek evde yapılan uygulamaların tehlikesine dikkat çekti.
Acımasız bir biçimde anaflaksi riskine dair bilgiler veren Prof. Dr. Kalkan, “Anafilaksi önce kızarıklık, kaşıntı ve şişlik şeklinde başlar. Sonrasında solunum yolu tamamen tıkanır ve kalp durabilir. Bu olaylar dakikalar içinde gelişebilir.” ifadeleriyle, evde serum taktıran hastaların çoğunun hastaneye yetişemeden hayatlarını kaybettiklerini belirtti. Ayrıca, sosyal medya fenomenlerinin sarı serum tavsiyelerinin yanlış olduğunu söyleyerek, bu tür uygulamaların uygun hastane koşullarında ve uzman sağlık personeli tarafından yapılması gerektiğini vurguladı.
Doç. Dr. Serkan Doğan ise “Son zamanlarda çok üzücü haberler aldık, Allah rahmet eylesin.” diyerek son yıllarda popülerleşen ‘sarı serum’ uygulamalarının düşündürücü olduğunu belirtti. Dönemsel grip vakalarının artışıyla birlikte bu talebin gündeme geldiğini ifade eden Doğan, içerisinde B ve C vitamini, ağrı kesiciler ve gerekirse kortizon ya da antibiyotik bulunan serumların aşırı kısıtlı ve belirli koşullar altında verilmesi gerektiğini vurguladı. “Üst solunum yolu enfeksiyonu ve nezle gibi durumlarda ağızdan tabletle tedavi olabileceğimizi unutmamalıyız.” dedi.
Doç. Dr. Doğan, ayrıca hastalarının bu tür taleplerle kliniğe geldiğini ve damardan tedavi uygulamalarının sadece özel hastalar için geçerli olduğunu belirtti. Ağızdan beslenemeyen ya da kronik hastalıkları bulunan bazı hastalara serum tedavisi yapılabileceğini ifade etti. “Vatandaşlarımızdan rica ediyorum; sağdan soldan ya da internetten duydukları herhangi bir tedaviyi talep etmesinler.” diyerek sağlık profesyonellerine güvenmeleri gerektiğini belirtti.
Sonuç itibarıyla, uzman doktorlar çocukların daha hassas bir yapıya sahip olduğunu hatırlatarak, bu tür uygulamalara girmemelerini önemle vurguladılar. Erken müdahale edilmediğinde anaflaksi gibi ciddi durumların yaşanabileceği konusunda vatandaşları uyararak, belirtileri göz ardı etmemeleri gerektiğini söylediler. “Çocuk hastalıklarında daha ciddi reaksiyonlar gelişebilir.” diyerek toplumu bilgilendirdiler ve evde serum uygulamalarına karşı çıktılar.