İzmir’de HAK-İŞ tarafından düzenlenen “Türkiye Kadın Buluşmaları” etkinliğinin ilki, şehirde bulunan Balçova’daki bir otelde gerçekleştirildi. Bu etkinlikte konuşan HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı, sendikanın yalnızca maaşlar için değil, aynı zamanda insan onuru, aile yapısı ve geleceğin güvence altına alınması için de mücadele verdiğini vurguladı.
Kayabaşı, emekçilerin sorunlarını çözmeye yönelik, haklarını garanti altına alan nitelikli toplu iş sözleşmeleri imzaladıklarını belirtti. “Örgütlü toplum, güçlü toplumdur.” ifadesini kullanan Kayabaşı, sendikal örgütlenmenin hak arama, demokrasi, sosyal adalet ve çalışma barışının en güçlü teminatı olduğunu dile getirdi. HAK-İŞ olarak kararlı ve onurlu bir duruşla örgütlenme mücadelesi verdiklerini vurguladı.
Sonuç olarak, Türkiye’deki işçilerin yalnızca yüzde 14,45’inin sendika üyesi olduğunu, dolayısıyla çalışanların büyük bir çoğunluğunun sendikal haklardan yararlanamadığını ifade etti. Sendika üyeliğinin getirdiği güvencenin yokluğu nedeniyle işçilerin işten çıkarılma korkusuyla karşı karşıya kaldığını belirtti. Yetki tespitlerine ilişkin davaların genellikle somut bir gerekçe olmadan itirazlarla karşılaşması ve bu davaların uzun sürdüğünün altını çizdi. Tüm bu durumların sendikaların örgütlenme gücünü ciddi şekilde zayıflattığını da ekledi.
HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü her yıl büyük bir katılım ve coşkuyla kutladıklarını aktardı. Bu yıl, yönetim kurulunun aldığı karar doğrultusunda, 8 Mart’a hazırlık sürecinde Türkiye’nin 7 farklı kentinde “Türkiye Kadın Buluşmaları” programlarının hayata geçirileceğini açıkladı. Bu programların ilkini İzmir’de gerçekleştirdiklerini ifade eden Zengin, ilerleyen günlerde Van, Gaziantep, Samsun, Trabzon, İstanbul ve Ankara’da da etkinlikler düzenlemeyi planladıklarını belirtti.
Kentlerde yapılacak programlarda öğretim üyelerinin moderatörlük yapacağı, 10 farklı konuda çalıştayların gerçekleştirileceği bilgisi verildi. Ayrıca, bu süreçte sahadan veri toplamak amacıyla anket çalışmalarının yapılacağını ve böylece kadın çalışanların maruz kaldığı sorunların daha somut bir çerçevede ele alınacağını söyledi.
HAK-İŞ’in kadın emeğine verdiği önemi de vurgulayan Zengin, güçlü bir toplum için güçlü aile yapısı gerekliliğini belirtti. Ancak uzun çalışma saatleri, belirsiz mesailer ve geçim kaygısının aile hayatını zorladığını da dile getirdi. Kadın ve aile dostu iş yeri uygulamalarının yaygınlaştırılmasının kritik öneme sahip olduğunu kaydederken, haftalık çalışma süresinin 40 saate indirilmesi ve doğum ile ebeveynlik haklarının gerçek anlamda kullanımına dair çağrıda bulundu. Zengin, esnek çalışma modellerinin güvencesizlik yaratmaması gerektiğine dikkat çekerek, “Kadın ve aile dostu iş yeri” yaklaşımının yalnızca kreşler ile sınırlı kalmaması, bakım yükünü azaltan hizmetlerin de yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.
Ayrıca, ebeveynlik haklarının babalar için de erişilebilir hale getirilmesi ve iş ile özel hayat arasında net sınırların belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Tüm bu unsurların, kadınların çalışma hayatında daha güçlü olabilmesi için hayati önem taşıdığına dikkat çekti.
1
Bornova’da Uyuşturucu Operasyonu: 5 Kg Metamfetamin!
3275 kez okundu
2
Kültürpark’a Yeni Yıl Hediyesi: 8 Ağaç Daha!
3185 kez okundu
3
Grafiti Şenliği ile Buca’da Görsel Şölen
2872 kez okundu
4
Baba Oğul Arasında Kanlı Tartışma: 1 Ölü!
2869 kez okundu
5
16 Yaşında Suç Makinesi, Kovalama ile Yakalandı!
2771 kez okundu