İzmir’de Mahkeme Kararına Ailelerden Tepki!
2232 okunma

İzmir’de Mahkeme Kararına Ailelerden Tepki!

ABONE OL
Kasım 15, 2024 17:36
İzmir’de Mahkeme Kararına Ailelerden Tepki!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haber: TENZİLE AŞÇI Kamera: ÖZGÜR ŞENGÜL

(İZMİR) – İzmir’de, 12 Temmuz 2023 tarihinde meydana gelen ve iki kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan trajik olayın ardından başlatılan davanın üçüncü gün duruşmaları sona erdi. Bu davada, İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) ile Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.’den toplam 42 kişi yargılanmaktadır. Olayın üzerinden geçen süre içerisinde, hayatını kaybedenlerin ailelerinin yanı sıra tutuklu sanıkların yakınları da bu süreçte yaşadığı zorlukları dile getirerek, adaletin sağlanmasını talep etmektedir.

Olay, İzmir’de etkili olan yoğun sağanak yağış sırasında yaşandı. Bu süreçte, Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay adındaki iki kişi, elektrik akımına kapılarak hayatlarını kaybetti. Bu trajik olayın ardından, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, Gediz Elektrik Dağıtım Genel Müdürü Uğur Yüksel, İZSU’nun önceki dönem genel müdürü Ali Hıdır Köseoğlu ve diğer yöneticilerin de bulunduğu toplam 42 kişi yargı sürecine dâhil edilmiştir. Bu kişilerden 13’ü tutuklu olarak mahkemeye çıkarılmıştır. Dava süreci, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etmektedir ve üç gün boyunca süren duruşmalar tamamlanmıştır.

Davanın görüldüğü mahkemede, sanıkların “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçu kapsamında yargılandığı bilgisi verildi. Mahkeme heyeti, duruşmalar sonrasında bir ara karar vermiştir. Karara göre, iki tutuklu sanık tahliye edilirken, olayın yaşandığı bölgede yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasına da karar verildi. Ancak, diğer 11 tutuklu sanık için tahliye talebi kabul edilmedi.

Tahliye edilmeyen sanıkların aileleri, mahkeme kararına karşı büyük bir tepki gösterdi. “Adalet istiyorum, adalet mülkün temelidir” şeklinde bağıran sanık yakınları, bu süreçte mağduriyet yaşadıklarını ifade etti. Mahkeme Başkanı, yaşanan gerginlik üzerine salonu terk etmeleri gerektiğini belirtti.

Duruşmanın ardından adliye önünde de gerginlik devam etti. Bazı sanık yakınları, çocuklarının okulda zorbalığa uğradığını ve sürekli “babanız katil mi?” sorularıyla karşılaştıklarını dile getirerek, duygularını ifade etti. “Ailecek mağduruz, çocuklar da mağdur. Bizim eşlerimiz katil değil! O insanlar elektriği sağlamak için canlarını tehlikeye atmışlardı” diyerek, hayatlarını kaybedenlerin ailelerinin yasını tutarken, kendi ailelerinin de sosyal baskılara maruz kaldığını açıkladılar.

Bu durum, sadece ölenlerin yakınlarının değil, sanıkların ailelerinin de büyük bir travma yaşadığını göstermektedir. “Yargısız infaz yapıyorsunuz. Ailelerin hiçbirini görmüyorsunuz,” diyerek mahkemeye seslenen sanık yakınları, adaletin sağlanabilmesi için herkesin eşit muamele görmesi gerektiğini belirttiler. Onlara göre, bu durumda suçsuz yere insanların cezaevinde kalması, adaletin sağlanmadığı bir sürecin yansımasıdır. Suçsuz olan insanların içeride mahkûm olması ve gerçek suçluların serbest dolaşması, toplumda adaletsizliğe yol açan bir durum olarak kabul edilmektedir.

Tüm bu yaşananlar, İzmir’de meydana gelen trajik olayın ardından başlayan dava sürecinin ne denli karmaşık bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. Hem mağdur aileler hem de tutuklu sanıkların yakınları, toplumun bir kesimindeki adalet arayışının yanı sıra, yaşanan kayıpların da getirdiği üzüntü ve acıyla yüzleşmek zorundadır.

En az 10 karakter gerekli