“`html
Programın açılışında ülkedeki genel duruma değinen Bayır, “Memleket ne kadar iyiyse biz de o kadar iyiyiz. Ülke gerçekten ateşten bir çemberin içinde” ifadelerini kullandı. Özellikle, dünya siyasetinde yaşanan gelişmelerin Türkiye’ye ekonomik olarak ağır yansımalarının altını çizen Bayır, ABD’nin İran ve Venezuela üzerinden yürüttüğü politikaların tesadüf olmadığını savundu. Bu süreçte petrol ve enerji hatlarının hedef alındığını öne süren Bayır, bunun doğrudan akaryakıt fiyatları ve enflasyon üzerinden Türkiye’ye yansıdığını ifade etti. Artan benzin ve motorin fiyatlarının yurttaşın belini büktüğünü belirten Bayır, “Bunun faturası yine çalışanlara, asgari ücretliye ve emekliye çıkacak” dedi.
Bayır, İzmir’e merkezi yönetim tarafından yeterli yatırım yapılmadığını vurguladı ve kentin ödediği vergilere karşın çok düşük oranlarda kamu yatırımı aldığını savundu. Bayır, “İzmir’den toplanan vergilerin geri dönüşü %4-5 civarında. İktidarın güçlü olduğu kentlerde ise bu oran %60-70’lere kadar çıkıyor” diye konuştu. İzmir’in ulaşım, çevre yolu, körfez temizliği ve altyapı gibi temel sorunlarda merkezi idarenin yeterli sorumluluk almadığını ifade eden Bayır, buna rağmen kentin yıllardır kendi imkanlarıyla ayakta kalmaya çalıştığını söyledi.
Programda CHP‘ye yönelik siyasi baskılar ve parti içi tartışmalar da gündeme geldi. Bayır, CHP’nin son seçimlerde önemli bir çıkış yakaladığını, ancak bunun ardından partiye yönelik yeni bir sürecin başlatıldığını savundu. “Ne zaman ki sol, sosyal demokratlar iktidara yürümeye kalksa birileri ortaya çıkıyor ve bizi birbirimize düşürüyor” diyen Bayır, geçmişte merkez sol partilerin bölünerek seçime girmesinin sağ siyasetin önünü açtığını belirtti. Bugün de benzer bir tablo oluşturulmak istendiğini söyleyen Bayır, CHP içinde farklı isimler üzerinden yeni ayrışma alanları yaratılmaya çalışıldığını ifade etti. “İmamoğlu, Mansur Yavaş, Özgür Özel, Kılıçdaroğlu üzerinden parti içinde yeni cepheler oluşturmaya çalışıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.
Bayır, partinin kendi iç meselelerinin sosyal medyada sert ve yıpratıcı bir dile dönüşmesini eleştirerek, bunun CHP’ye zarar verdiğini belirtti. “Bir telefon kadar yakın insanların kanlı bıçaklı hale getirilmesi kimseye fayda sağlamaz” diyen Bayır, parti içinde sağduyunun öne çıkması gerektiğine vurgu yaptı. Ayrıca, CHP’de aday belirleme süreçlerine de değinen Bayır, milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyesi adaylarının tabanın iradesiyle belirlenmesi gerektiğini savundu. “Ben delegeyle değil, tüm üyeyle ön seçim diyorum. Üye seçerse doğruyu seçer” dedi.
Bayır, İzmir’de CHP’nin geçmişe göre oy kaybı yaşadığını dile getirerek, “İzmir artık kale değil. Oylar geriledi. Bunun nedenini masaya yatırmak gerekiyor” dedi. Parti yönetiminin bununla yüzleşmesi gerektiğini ifade eden Bayır, il ve ilçe örgütlerinin belirlenmesinde de tabanın sesinin yeterince dikkate alınmadığını savundu. İk başkanlığı sürecine ilişkin de eleştirilerde bulunan Bayır, tepeden belirlenen isimlerin örgütte zayıf bir görüntüye yol açtığını söyledi. Parti içi demokrasinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Bayır, il başkanlıklarının
1
Kira Artışlarına Asgari Ücret Sınırı Geliyor!
3416 kez okundu
2
Meteoroloji’den Yağışlı Tahminler! 👀🌧️
3222 kez okundu
3
Uysal, CHP Genel Başkanlığı Adaylığından Çekildi!
3100 kez okundu
4
İmamoğlu’ndan Özdağ için dikkat çeken açıklama!
3097 kez okundu
5
İzmir’de Şok Çöplük: Tarihi Geçmiş Yiyecekler!
2864 kez okundu