31 Mart yerel seçimlerinin ardından Kınık Belediyesi’nin başkanlık koltuğuna oturan Sema Bodur, ilçede bir dizi tartışma ve krize yol açan uygulamalara imza atıyor. Bodur’un ismi, daha önce konut kooperatifi usulsüzlüğü ile ilişkilendirilmişti. Belediye başkanı olmadan önce, özellikle Dikili gibi turizm bölgelerinde konut projeleri geliştiren Bodur’a ve bazı işbirlikçilerine karşı mağdurlar savcılığa başvuruda bulunmuştu.
Son günlerde yaşanan bir başka gelişme ise, Bodur’un uygulamalarından şikayetçi olan Kınık Belediyesi meclis üyeleri arasında istifalar yaşanması oldu. Meclis üyeleri Mustafa Göl, Bayram Özer, Serkan Selvi ve Ergin Şahan, yaşanan anlaşmazlıklar sonucunda partilerinden istifa ettiklerini duyurdular. İstifa eden Bayram Özer, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Bugün itibarıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmiş bulunmaktayım. Sağda solda arkamızda konuşanları meydana davet ediyorum. HODRİ MEYDAN” ifadelerini kullanarak, durumu daha da dramatize etti.
İstifaların ardından, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, durumu çözmek amacıyla istifa eden meclis üyeleri ile Aliağa’da bir araya geldi. Bu görüşmenin ardından, meclis üyeleri kararlarından geri dönerek tekrar üyelik başvurusu yaptılar. Ancak bu ani geri dönüş, birçok soruyu da beraberinde getirdi. Toplantıya neden CHP Kınık İlçe Başkanı ve Sema Bodur’un katılmadığı particilerin etik sorularından biri oldu. Böyle bir ikna toplantısında, bu iki önemli ismin yer alması gerekmez miydi? Meclis üyelerine geri dönmeleri için neler söylendi, hangi vaatlerde bulunuldu? Geri dönüşün arkasındaki motivasyon neydi? Bütün bu sorular kamuoyunu meşgul etmeye başladı.
İstifa eden meclis üyelerinin Sema Bodur ile nasıl bir ilişki içerisinde olacağı ve bundan sonraki süreçte neler olacağı merak ediliyor. Aliağa’daki görüşme sonrasında yaşanan kırgınlıkların altında yatan nedenler ve istifa sürecinin sebepleri açıklığa kavuşmadığı için Kınıklı vatandaşların tepkisini topluyor. Meclis üyeleri, ele alınacak projelerin ve uygulamaların şeffaf bir şekilde halkla paylaşılmasını talep ediyor. İstifa edip geri dönen meclis üyelerinin hangi şartlar altında partilerinden ayrılıp tekrar katıldıkları ise hala belirsizliğini koruyor.
Kınık halkı, yaşanan bu süreçle ilgili olarak daha fazla bilgi edinmek istediklerini ve meclis üyelerinin istifa sonrası geri dönüşlerini sorguluyor. Bu tür belirsizlikler, yerel yönetimlere olan güveni sarsarken, Sema Bodur’un liderlik becerileri ve yönetim tarzı da kamuoyu tarafından eleştirilmeye devam ediyor. Kınık Belediyesi’nin geleceği ile ilgili endişeler, sadece partinin iç meseleleri ile sınırlı kalmayıp, ilçedeki toplumsal dinamikleri de etkiliyor.
Sonuç olarak, Sema Bodur’un başkanlık döneminde yaşanan bu istifalar ve belirsizlikler, Kınık’taki siyasi atmosferi geriyor. Yerel yönetimdeki bu kargaşa, gelecekte yapılacak olan projeler ve halkın beklentileri üzerinde de olumsuz bir etki yaratabilir.