Dokuz Eylülü Üniversitesi’nin (DEÜ) düzenlediği “DEÜ Talks” etkinliği, ünlü oyuncu Okan Bayülgen’in katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlik, üniversitenin Sabancı Kültür Sarayı’nda yapıldı ve moderatörlüğünü iletişimci, yazar-şair ve çevirmen Atakan Yavuz üstlendi. Programa, DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Birhan Yılmaz, Genel Sekreter V. Prof. Dr. Dündar Yener, akademik ve idari yöneticiler ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.
Etkinlik, DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyelerinin canlı müzik ve sahne performanslarıyla başladı. Burada bir konuşma yapan Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Dokuz Eylülü Üniversitesi’nin tematik bir üniversite olmadığını ve farklı alanlarda güçlü akademik birikime sahip olduklarını vurguladı. Yılmaz, Okan Bayülgen’in katılımıyla gerçekleşen etkinlik için teşekkürlerini sundu ve keyifli bir söyleşi diledi.
“BİZ, KOMPLE BİR ÜNİVERSİTEYİZ”
Okan Bayülgen, etkinlikte yaptığı konuşmada, üniversite söyleşileri arasında ilk kez böylesine ciddi bir organizasyonal ile karşılaştığını ifade etti. Dokuz Eylülü Üniversitesi’nin sunduğu misafirperverlikten dolayı teşekkür eden Bayülgen, “Alışık olduğum üniversite söyleşilerinin dışında bir programla buradayım. Öğrencilerin ve akademik kadronun önünde bu kadar güzel bir ağırlama ile ilk kez karşılaşıyorum,” şeklinde duygularını aktardı.
“MEDYA MAALESEF ÇIĞIRINDAN ÇIKTI”
Söyleşinin ilk bölümünde, televizyon sektöründeki dönüşüm üzerine yorumda bulunan Bayülgen, Türkiye’deki ana akım televizyonculuğun büyük ölçüde dramatik yapımlara dayandığını belirtti. Farklı içerik türlerinin zamanla azaldığını ifade eden Bayülgen, bu dönüşümünün ardından tiyatroya yeniden yöneldiğini ve tiyatronun disiplin gerektiren bir sanat dalı olduğunu vurguladı: “30 küsur senemi verdiğim medya Türkiye’de maalesef çığırından çıktı,” dedi.
“TİYATRONUN SEYİRCİSİ YOK SÖZÜ BİR HURAFE”
Bayülgen, tiyatronun seyirci kaybettiği yönündeki görüşlerin gerçeği yansıtmadığını, sadece ekonomik faktörlerin seyirci sayısını etkilediğini ifade etti. Pandemi döneminin ardından sosyal ve kültürel etkinliklere ilginin arttığını vurgulayan Bayülgen, tiyatro seyircisinin kaybını yorumlarken, “İyi bir tiyatro izleyicisi, geçmişte ayda üç veya dört oyuna giderken, şimdi belki bir oyuna bile gidemiyor,” şeklinde belirtti.
DİL, SOSYAL MEDYA VE ALGORİTMA ÇAĞI
Söyleşinin ilerleyen bölümünde Türkçenin kullanımı, sosyal medya etkileri ve dijital çağın getirileri üzerine düşüncelerini paylaşan Bayülgen, kelime dağarcığının zenginliğinin düşünce dünyasına katkıda bulunduğunu belirtti. Sosyal medya ve dijital platformlar aracılığıyla kullanıcıların belirli içeriklere yönlendirildiğini ve bunun bireylerin düşünce dünyasını sınırlandırdığını vurguladı: “Dijital ve algoritmalarla hapsolmuş bir dünyadan bahsediyoruz,” dedi.
“ŞÖHRET BİR MESLEK DEĞİL”
Gençlere meslek seçimi ile ilgili tavsiyelerde bulunan Okan Bayülgen, şöhreti bir meslek olarak görmemeleri gerektiğini belirterek,
1
Yıldız Sarayı: Osmanlı’nın Son Sarayı Açılıyor 🏰
3705 kez okundu
2
Bergama, Kültür Şehri Olma Yolunda!
2580 kez okundu
3
Bakan Ersoy’un Aççana Höyük’ten Çıkan Tablet Heyecanı
2574 kez okundu